Startup: Kime Göre Sunum?

Yatırımcı arayan her girişimci illa ki bir sunum yapacaktır. Bu işin raconu bu, oturup günlerce o sunuma hazırlık yapmak ve en iyi şekilde projeyi anlatacak kıvama getirmek zorundasınız.

Tabi burada sunumun süresi çok önemli, elevator pitch veya benzer sunumlarda maksimum 2 dakikanız var demektir ve bu kadar sürede kapsamlı bir projeyi aktarmak, özellikle ilk defa yatırımcılara veya mentorlara sunum yapacaklar için gerçekten de çok zor. Bu nedenle üniversitelerde verilen etkili sunum teknikleri derslerinin önemi yatsınamaz. Hangi bölümde okuduğu önemli değil, herkes -özellikle de girişimci olma niyetindeki gençler- bu dersi muhakkak almalı.

Dolayısıyla yatırımcılara, yatırımcı ağlarına ve mentorlara etkili bir sunum hazırlamak deveye hendek atlatmak kadar zor geliyor girişimcilere.

Ancak bazen güzel ve etkili bir sunum hazırlamak dahi yeterli olmayabiliyor. Neden mi? Çünkü kime göre etkili, kime göre güzel sunum sorunu çıkıyor ortaya. Şimdiye kadar Arastta için yaptığımız yatırım sunumlarında, ki Ekim ayı başından bu yana en az 10 defa ciddi yatırımcı ve ağlarına sunum yaptık, bu soruları kendimize defalarca sorduk. Zira sizi dinleyen kişilerin bilgileri, tecrübeleri, uzmanlık alanları çok farklı olabiliyor.

Söz gelimi direkt olarak yatırımcıların kendilerini ele alalım; bu şahıslar şimdiye kadar parlak iş hayatına sahip olmuş, dişe dokunur mesleki başarılar elde etmiş, tecrübe sahibi kişiler; ve ikna edici, gelecek vaad eden projelere de para yatırmaya hazırlar. Ve fakat hepsinin tecrübesi farklı alanlardan elde edilmiş. Kimisi sanayici, kimisi tekstilci, kimisi bankacı, kimisi de internete ve online projelere aşina kişiler.

Peki biz bir internet projesi ve eTicaret girişimi olan Arastta’yı kime göre sunacağız ve kime göre anlatacağız? Yani internet terminolojisine sahip birine göre anlatacaksak bu kolay. Zira direkt olarak SaaS, cloud, PaaS, single-tenant, multi-tenant, Docker, Linode gibi kavramlardan girebilirsiniz olaya.

Ama aynı yatırımcı kitlesinde bir hosting hesabının bant genişliğinin (band-width) ne olduğunu dahi bilmeyen kişiler var ve belki de ikna etseniz bu kişi size parayı verecek.

İşte bu ikilemi biz çok yaşadık. Aynı sunumda, birer dakika arayla:

Sunumunuzu çok basit hazırlamışsınız, hiç teknik konulara girmemişsiniz, bana eTicaret’in önemini anlatmanıza veya bu basit bilgileri vermeniz gerek yok ki!

diyen kişiden sonra bir başkasının;

Ama bu konular çok karışık, çok teknik konuya girmişsiniz, ben bunlardan bir şey anlamam kardeşim. Bana basit şekilde, sokaktaki adama anlatır gibi projenin ne yaptığını anlatsanıza

dediğine şahit olduk. Halbu ki biz bu sunumu aslında her iki kitleyi de -tam olarak olmasa da- tatmin edecek şekilde ayarlamaya çalışmıştık. İlk olarak çok basit bir dille projenin ne iş gördüğünü ve nasıl bir boşluk doldurduğunu aktarıp, sonrasında biraz daha teknik detaylara girmiştik. Verdiğimiz teknik detayın az olduğu konusunda evet haklı olabilirlerdi ama işte aynı sunumda bir başka yatırımcı içinse tamamen Çince konuşuyor durumundaydık.

Sonuç olarak bir startup için sunum hazırlarken bol araştırma yapıp, en iyi teknikleri inceleyip, sonrasında da projeyi en iyi bilenlerin o sunumu hazırlaması lazım. Ve fakat asla dinleyici kitlesinin tamamını tatmin etmek gibi bir yükün altına girmemek lazım, zira bu mümkün değil. Onun yerine bir tercihte bulunup, sizin için hangi bilgi ve tecrübeye sahip yatırımcılar daha önemli ise, ona göre bir sunum yöntemi ve dili belirlemek en iyisi olacaktır. Aksi taktirde, yani herkese yaranayım denirse ortaya kimseyi tatmin etmeyen bir sunum çıkacaktır. Düşünüp, taşınıp bir tercihde bulunmak en iyisi…

Bir Cevap Yazın